İhtiyaç ölçülmeden eğitim planlanmaz.
Eğitim talebi çoğu zaman hazır bir başlıkla gelir: "Ekibe bir motivasyon eğitimi alalım", "satış eğitimi lazım". Başlık baştan konulduğunda eğitim, bir eksiği kapatmak için değil, takvimi doldurmak için yapılır.
Oysa aynı şikâyetin altında çok farklı sebepler olabilir. Satış düşüyorsa sebep satıcının ikna becerisi de olabilir, belirsiz bir görev tanımı da, kimsenin öğretmediği bir yöntem de. Yanlış teşhis edilen eksik, en iyi eğitimle bile kapanmaz.
Araştırıyoruz
Eğitim alacak kişilerle konuşuyoruz: işi nasıl yapıyorlar, nerede takılıyorlar, hangi konuda kendilerini eksik hissediyorlar. Yöneticinin gördüğü eksikle çalışanın yaşadığı zorluk çoğu zaman aynı şey değildir; ikisini de ölçüyoruz.
Denetliyoruz
İşin sahada gerçekte nasıl yapıldığına bakıyoruz. Yazılı bir yöntem var mı, varsa uygulanıyor mu, uygulanmıyorsa neden. Burada çıkan tablo, eğitimin içeriğini belirliyor.
Tespit ediyoruz
Bulguları ikiye ayırıyoruz: eğitimle kapanacak eksikler ve eğitimle kapanmayacak olanlar. İkincisi için eğitim değil, süreç ya da yapı önerisi gerekir; bunu açıkça söylüyoruz. Herkese eğitim satmak gibi bir işimiz yok.
Stratejiyi ve medyayı veriyle kuruyoruz
Strateji tarafında programı kuruma göre tasarlıyoruz: kimler katılacak, kaç oturum olacak, hangi davranışın değişmesi beklenecek. Eğitimden belli bir süre sonra aynı ölçümü tekrar yapıyoruz; değişen bir şey var mı diye. Medya tarafında eğitim materyallerini, sunumları ve el kitaplarını kurumun kimliğine uygun şekilde hazırlıyoruz.
İhtiyaç ölçülmeden eğitim planlanmaz.